|
|
| Amerzone İncelemesi |
|
|
Syberia 1–2 ve Paradise’ın yapımcısı Benoit Sokal’ın ilk oyunu olan Amerzone ‘un konusu kısaca şöyledir: Efsaneye göre Beyaz Kuşlar ölümsüz yaşam ve başarı sağlamaktadır ve bu kuşlar Tanrı tarafından Amerika yerlilerine sunulmuştur. Günlerden bir gün bir araştırmacı bu kuşlardan birinin yumurtasını çalar ve olan olur. O günden sonra kabilenin başına gelmedik uğursuzluk kalmaz. İşte biz her zaman olduğu gibi en zor anda devreye giriyoruz. (Zaten bütün zor işleri de bize bırakırlar:) Gazeteciyiz ve görevimiz kayıp yumurtayı bulmak yani GÖREVİMİZ TEHLİKE. .
Oyun klasik point-click tarzında. Birinci şahsın gözünden görüyoruz. Hatta göremiyoruz Kafamızı iyice yere eğip baktığımızda ayakucumuzu bile göremiyoruz. Sanki havada duruyormuşsunuz hissi veriyor. Birde merdivenlerden çıkarken sakın korkmayın. O çıkan ses sizin ayak sesinizJYani gıcırtılar, ayak sesleri var ama siz ortada yoksunuz. Aslında bu özellik sinir bozucuda olsa oyuna hoş bir gerginlik katmış. Gelelim oynanışa. Oyun fare ile oynanıyor. (Bulabilirseniz başka bir hayvanda olabilirJ)Çok kolay kullanılan bir ara birime sahibiz. Öyle ki options’dan sadece ses ve fare ayarlarını yapabiliyoruz. Sağ tıkla envantere ulaşıyoruz. Envanteriniz tipik Benoit Sokal envanteri. Yani eşyaları gerektiği yerlerde kullanıp, notlarınızı ya da kitaplarınızı istediğiniz zaman okuyabiliyorsunuz. Yalnız kayıt yaptığınız yer çok ilginç. Oyunu kaydetmek için bir odanın duvarlarını kullanıyorsunuz. Biz buraya kayıt odası diyoruz. Kaydetmek için de oyun içerisindeyken esc’e basıp ana menüden ikinci seçeneğe tıklayın. Nesnelerle etkileşime geçerken imlecimiz el şeklini alıyor. Ayrıca objelerin üzerine yaklaşırken ya da bir yere girerken yavaşça zoom yaparak ortama giriyoruz. Bulmacalar mantığa dayalı. Yani sizi fazla zorlamayacağına eminim. Aldığınız eşyalar ile bulmacalar birbiri ile ilişkili. Örneğin etmeniz gereken telefon numarasının aldığınız mektupta yazması gibi. Yani biraz dikkat!
Karakter seslendirmeleri son derece başarılı olmuş. Arkadan sürekli kulağınıza bulunduğunuz ortama göre sesler geliyor. Mesela deniz kenarındasınız; kulağınıza dalga ve martı sesleri geliyor. Ya da bir mağaradasınız şıp şıp damlayan suyun sesini duyuyorsunuz. Bu seslerin ayarı güzel yapılmış. Ne az ne çok yani kulağınızı rahatsız etmiyor. Oyunun müzikleri de başarılı olmuş. Her ne kadar her zaman çalmasa da orada olduğunu bilmek güzelJ.
Benoit Sokal deyince insanın aklına Syberia, inanılmaz bir hayal gücü ve muhteşem grafikler geliyor. İşte bu duygularla yükledik Amerzone’u bilgisayara. Fakat umduğumuz gibi değildi. Grafikler zamanına göre iyi ancak şu anda son derece vasat geliyor. Özellikle karakter modellemeleri… Yalnız eşyalar ve gördüğünüz yerler çok da göze batmıyor. Sonuçta Benoit Sokal’ın da ilk oyunu fazla üstüne gitmemek lazım… Ayrıca oyunda karakterin hiçbir ağırlığı yok. (Eh zaten göremediğiniz bir karakterin ne ağırlığı olabilir ki!)
|
|
|
|
|
|
|
|